Anamur

 

 

 

      Anamur, güneyinde Akdeniz'in mavi suları, yemyeşil Muz bahçeleri, palmiye ağaçları ve kuzeyi çam ormanlarıyla kaplı Toros dağlarının yer aldığı güzel bir coğrafyadır.   İklimin elverişli olması nedeniyle özellikle MUZ ve ÇİLEK üretimi ile ün kazanmıştır. Zengin folkloru, temiz denizi, ince kumlu plajlarıyla, deniz kaplumbağalarının barındığı   uzun   ıssız kıyı şeridi ve Anemurium antik ören yeri ile önemli bir turizm bölgesidir. Yaz gecelerinde yıldızların en güzel göründüğü yerdir.Ülkemizin Muz tüketiminin 1/3ünü   karşılamakta ve yine Ülkemiz Çilek üretiminin 1/3 ü ilçemizde yapılmaktadır.2007 yılında 1000 in üzerinde Caretta caretta yuvasından yaklaşık 45.000 yavru denize   ulaşmış   olup Ülkemizin en fazla Caretta caretta üreme alanı durumundadır.

 

   Tarihçe

    Geçmişi antik çağlara uzanan ve sırasıyla Kizuvatlalılar, Hititler, Asurlular ve Perslerin egemenliği altına giren Anamur, M.Ö. 333’te Büyük İskender’in doğu seferi   sırasında  Makedonya Krallığı’na bağlanmış, bu dönemden sonra kentin adı “Anemurium” olarak anılmaya başlanılmıştır. “Anemurium” antik kaynaklara göre “Rüzgarlı   Burun” anlamına  gelmektedir. M.Ö. 1. yüzyılda Roma, daha sonra da Bizans egemenliğine giren Anamur, Bizanslılar zamanında yeniden inşa edilmiştir. Selçuklu   hükümdarı Alaaddin  Keykubat’ın, Ertokuş Bey’i kıyı şehirlerinin alınmasıyla görevlendirmesi sonucu, 1228’de Selçuklular’ın, daha sonra da Karamanoğulları’nın ve Osmanlı   İmparatorluğu’nun  yönetimine geçen Anamur, 1869 yılında ilçe olmuştur.

    Günümüzde ilçe merkezinin 6 km güneybatısındaki kalıntılar Roma ve Bizans dönemlerine aittir. Ancak çok daha önceki yüzyıllarda buranın, erken Akdeniz   kolonizasyonuna   ait bir ticaret iskelesi olduğu bilinmektedir. MÖ l. yüzyılda Romalılar'ın Küçük Asya Eyaleti olan Kilikya bölgesi içinde kalan Anamur'da 4. yüzyıldan i tibaren   Bizans yönetimi   başlamış ve bu dönemde kent yeniden inşa edilmiştir. Müslüman Araplar'ın yöreye gelmeleri 8. yüzyılda Abbasi Halifesi Mansur dönemine   rastlamaktadır.   Anamur, 11. ve   12. yüzyılda Selçuklular'ın daha sonra Karamanoğulları Beyliği'nin yönetimine girmiş, 1471 yılında da Fatih Sultan Mehmet'in   komutanlarından Gedik   Ahmet Paşa tarafından   Osmanlı topraklarına katılmıştır.1869 yılında ilçe olmuştur. 1867'de Konya Vilayetine bağlı içel Sancağının bir kazası olan   Anamur, 1877'de içel   Sancağı Adana Vilayeti'ne   bağlanınca Adana Vilayeti içel Sancağının bir kazası durumuna gelmişti.

    V.Cuinet, 19. yüzyılda Anamur iskelesine gemilerin daha çok yaz aylarında uğradığını yazmaktadır. Limana ayda bir düzenli olarak yalnızca Cornpagnie Bells Şirketi'nin   gemileri gelmekteydi. Osmanlı yelkenlileri, Anamur'un deniz trafiğinde ağırlıklı bir yere sahipti. V.Cuinet, 1890'da Anamur'dan dış ülkelere gönderilen en önemli ürünlerin;   kereste, buğday ve arpa olduğunu yazar. Buradan ihraç edilen kerestenin toplam değeri 350.000 frank idi. Ayrıca, Taşucu ve Kilindire'de olduğu gibi, Mersin yöresinin   ormanlarından elde edilen pelit ve meşe palamudu da, önemli ihraç ürünleriydi. 19.yüzyıl sonunda Anamur'un gümrük geliri, yılda 150.000-200.000 kuruş arasında   değişmekteydi. Anamur, 1869 yılında ilçe olmuştur.

 

  Eski Anamur (Anemurium)

    Anamur İlçe merkezinin 6 km güneybatısındadır. Kentin ne zaman kurulduğuna dair herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı gibi, Roma imparatorluk Çağı öncesine giden   kalıntılara da bugüne kadar henüz rastlanmamıştır. Kentin adı sadece bir liman listesinde geçtiği için, MÖ 4. yüzyılda var olduğu bilinmektedir. Anemurium'un adının   "rüzgarlı   yer" anlamında kullanıldığı da antik kaynaklarca ifade edilir, l. yüzyılda kentin çevresine ilk surların yapıldığı, bir süre Kommagene Kralı Antiochos'un (38-72)   yönetimine   bırakıldığı tarihi bilgiler arasındadır. Kıbrıs'a yakın olması nedeniyle, özellikle Romalılar zamanında bir ara istasyon konumunda olan Anemurium, aynı zamanda   kara yoluyla   Toroslar'daki en önemli Roma kentlerinden biri olan Germanikopolis ile bağlantılıydı. Böylece, bölgedeki doğal kaynakların ihraç edildiği önemli bir ticaret kenti   olmuştu.

    Anemurium, 260'da Sasaniler tarafından ele geçirilmiş 4. ve 5. yüzyıllarda Toroslar'dan gelen korsanlar tarafında sık sık tahrip edilmişti. 650 yılında Arap akınlarına   uğrayan kent, bu tarihten sonra terkedilir. 12. ve 13. yüzyıllarda Anadolu Selçuklularının Mamure Kalesini ele geçirmelerinden sonra, bölge Türk egemenliğine girer.   Anemurium kenti yukarı ve aşağı kent olmak üzere iki bölüme ayrılır. En göz alıcı yapıları; surlar, 3 adet hamam, tiyatro, odeon (konser salonu) ve palestra aşağı   kenttedir.   Liman Caddesi'nin her iki yanındaki kaldırımların belirli bölümlerinde yer yer zemin mozaikleri bulunmuş olup, bunların bir kısmı müzede sergilenmektedir.   Kentin'surları dışında   kalan mezarlığı, Anadolu'nun en iyi korunmuş örneklerinden biridir. Tonozlu mezarların tek ve iki katlı örneklerinin bir kısmının duvarlarında freskler ve   mozaikler   bulunmaktadır. Kentin içme suyunu sağlayan su kemerleri dışında, Erken Hristiyanlık dönemine ait kilise kalıntıları bulunmaktadır.

  Coğrafi Yapı

      Anadolu’nun Akdeniz’de en güney uzantısı olan Anamur, doğuda Bozyazı İlçesi, batıda Antalya iline bağlı Gazipaşa ilçesi, kuzeyde Karaman iline bağlı Ermenek ilçesi,   güneyde Akdeniz ile çevrili olup, 1241 km² yüzölçümüne sahiptir. Akdeniz ve subtropikal bitki ve meyvelerinin yetiştirilebildiği mikro klima özelliğine sahip, doğal   güzelliklerle   dolu, yaylalar, ormanlar, mağaralar ve su kaynakları açısından zengin bir ilçedir.

    İlçe merkezi, Mersin’e 230 km, Antalya’ya 265 km, Karaman’a 230 km, Kıbrıs’a 40 deniz mili (76 km) uzaklıkta olup, Mersin-Antalya devlet karayolu üzerinde     kurulmuştur.   Orta Toros Dağları’nın Akdeniz’e inen kolları ilçe topraklarının içinden geçer. Bu nedenle arazi engebeli ve dağlıktır. Kıyıdan 5-10 km içeride, 500-1000-1500   metre   yükseklikteki dağlara rastlanmaktadır. İlçe sınırları içinde Alamos, Kızıldağ, Naldöken dağları bulunmaktadır. İlçe merkezinin bulunduğu ovanın batısındaki   Sultansuyu,   doğusundaki Anamur Çayı (Dragon yada Kocaçay) ilçenin iki önemli akarsuyudur. İlçenin iklimi karakteristik Akdeniz iklimi olup, yazları sıcak ve kurak, kışları ı lık ve   yağışlıdır.   Yıllık yağış toplamı 1032 m³’tür. Yıllık ortalama yağışlı gün sayısı 75 gündür.

  Nüfus

    İlçenin 2000 Genel Nüfus Sayımı’na göre nüfusu; merkezde 49 bin 948, belde ve köylerde 33 bin 916 olmak üzere toplam 83 bin 864’dür.

  İdari Yapı

    Anamur’da 3 belediye, 37 köy bulunmaktadır.

 

  SOSYAL YAPI

    İlçenin gelir ve kültür seviyesinin yükselmesine, ulaşım olanaklarının artmasına bağlı olarak, ilçe merkezinde bulunan eski toprak kagir binaların yerini modern yapılar   almıştır, hızlı yapılaşma devam etmektedir. Aynı şekilde yakın çevre köylerde de planlı modern konutlar yapılmaya başlanmıştır.

    Yaz aylarında ilçe halkı yayla için Toroslara çıkmakta, Kaş, Abanoz ve Akpınar yaylalarında modern ve planlı konutlar yayla evi olarak kullanılmaktadır. Ancak bununla   birlikte, sürü sahibi yaylacıların sağlıksız, düzensiz ve benzeri korunaklarda yaşadıklarını gözlemlemek mümkündür. Ancak bunların Yörük Kültürünü devam ettiren   Yörükler   olduğundan çokda yadsınmamaktadır.Özellikle dağ köylerinde konut kültürü,maddi imkansızlıklardan dolayı henüz gelişmemiştir.
  Yaz aylarında turizm hareketlerinin yoğunlaşması ilçe ekonomisinin yanı sıra, sosyal yaşamına da canlılık getirmektedir. İlçede aktif nüfusun kamuda çalışan ve özel işyeri   sahipleri dışında kalan kısmı öncelikle tarım olmak üzere turizm ve orman sektöründe geçici olarak çalışmaktadır. İşsizlik oranı düşüktür.. İlçede iki tane günlük yerel   gazete i  le dört basımevi ve cilt evi bulunmaktadır.

  Eğitim

    Okuma-yazma oranının %99 olduğu ilçede, 1 anaokulu, 36 ilköğretim okulu ve 7 lise vardır.

    İlçede; Anadolu Lisesi, Anadolu Meslek Lisesi, Ticaret Lisesi, Endüstri Meslek Lisesi, Sağlık Meslek Lisesi, İmam-Hatip Lisesi, düz ve süper lise olmak üzere toplam 7 lise   bulunmaktadır. Aynı zamanda ilçede Halk Eğitim Merkezi ve Mesleki Eğitim Merkezi de yer almaktadır. Özel eğitim öğretim kurumu olarak da Eğitilebilir Engelliler Okulu   vardır.

  Sağlık

    İlçede; 115 yataklı bir Devlet Hastanesi, SSK Sağlık İstasyonu, Halk Sağlığı Laboratuvarı, Verem Savaş Dispanseri, 10 Sağlık Ocağı ve 6 Sağlık Evi mevcuttur.

  Alt Yapı

   İlçede elektriksiz belde, köy ve yerleşim birimi yoktur. Ören ve Çarıklar Beldesinde içme suyu vardır. Ulaşımİlçe D-400 Devlet karayolu üzerinde bulunmaktadır. Bu yolun   Silifke-Anamur, Anamur-Gazipaşa arasındaki bölümünün çok dar ve virajlı olması ilçenin ulaşımını güçleştirmektedir. Silifke-Anamur arasındaki kalan bölümünün i yileştirilmesi   çalışmaları devam etmektedir.

 

 EKONOMİK YAPI

    İlçe ekonomisi tarıma dayalıdır. Coğrafi konumu nedeniyle sanayi gelişmemiştir. Çilek ve muz ilçe ekonomisinde önemli bir paya sahiptir. İlçede hayvancılık için gerekli   otlak   arazi, orman arazisi ile kültür arazisi arasında sıkıştığından, hayvan varlığında bir azalma görülmektedir.

  Ormancılık


    İlçedeki orman arazisi, ilçenin yüzölçümünün %60’ı kadardır. Ormanlarda kızılçam, sedir, göknar, ardıç, meşe, karaçam, andız, çınar, defne, karaağaç türleri   bulunmaktadır. Ayrıca İlçede Orman İşletme Müdürlüğü’nün de orman fidanlığı vardır.

 

  Kültür ve Turizm 

    İlçede turizm istenilen seviyede olmamakla beraber, son dönemde önemli gelişmeler kaydedilmiştir. İlçeyi ziyaret eden turistlerin konaklama ihtiyacını karşılamak üzere   2’si   Turizm Bakanlığı belgeli 16 otel, 3 apart otel, 3 motel, 2 mokamp, 13 pansiyon ve kamping mevcuttur. Toplam 613 oda, 1330 yatak, 280 çadır ve 140 karavan   kapasitesi   bulunmaktadır.

    İlçenin doğal zenginlikleri olarak; Pullu Milli Parkı, Dragon Çayı Vadisi ve mağaralar sayılabilir. İlçede 7 tane mağara bulunup, bunlardan Çukurpınar Mağarası Türkiye’nin   en   büyük ve dünyanın sayılı büyük mağaralarındandır. 1450 metreye kadar inilen mağarada çalışmalar halen d evam etmektedir. Astım Mağarası olarak da tanınan   Köşekbükü   Mağarası ziyarete açık olup, içinde barındırdığı altı adet göl, ilginç yapısı ve halen yaşayan mağara olma özelliğine sahip Üğü Mağarasının da ziyarete açılması   için çalışmalar   sürmektedir. 180 çadır ve 30 karavan kapasitesine sahip Pullu Milli Parkı özellikle yaz aylarında yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. 

 

  Tarihi Eserler

    İlçenin M.Ö. 8. yüzyıl öncesine dayanan bir yerleşim yeri olarak Kizuvatna Krallığı, Asurlular, Romalılar, Araplar, Bizanslılar, Selçuklular, Karamanoğulları ve Osmanlıların   egemenliği altında varlığını sürdürmüş olması, söz konusu uygarlıkların izlerini taşıyan tarihi ve kültürel değerlere sahip olmasına olanak sağlamıştır. Bu tarihi değerlerden   başlıcaları Anemurium Antik Şehri, Mamure Kalesi, Akcami ve Alaköprüdür.

 

 

 Tarihi Ve Kültürel Çevre

 

  Hamam

     Anemurium hamamı, Romalılar zamanında yapılmıştır. Zemini mozaiklerle kaplı, 2 katlı olan hamamın giriş kapısı önündeki yazıtta şöyle yazılıdır: "Hamama hoş geldiniz, iyi   temizleniniz".

  Odeon

    Odeon, Anemurium harabeleri içerisinde, denizden 500 m uzaklıkta sol tarafta bulunmaktadır. Roma tarzındaki oturma yerleri, yarım daire şeklinde taştan kademeli   olarak   yapılmıştır. Odeon'un orkestra yerinin tamamı mozaiklerle kaplıdır. Platformun her iki yanında "paradoi" veya "paradoks" denilen iki giriş kapısı bulunmaktadır. Bu   kapılar   konser salonuna girişi sağladığı gibi sanatçıların da salona girişini sağlamaktaydı.

 Mamure (Anamur) Kalesi

    Silifke-Anamur karayolu üzerinde, Anamur'un 6 km güneydoğusunda deniz kenarında yer alan Mamure Kalesi'nin oturumu 23.500 metrekaredir.
  3. yüzyıl veya 4. yüzyılda Romalılar tarafından yaptırılmış olan kale, sonraları Bizanslılar ve Haçlılar zamanında genişletilmiştir. Selçuklu Sultanı Aleaddin Keykubat   tarafından 1221 yılında ele geçirildiği sırada yıkılan kalenin yerine bugünkü kale yapılmıştır. Daha sonra burası, Karamanoğulları ve Osmanlılar'a geçmiştir.

    Bir kervansaray görünümünde olan Mamure Kalesi, en iyi korunmuş Anadolu kalelerinden biridir. Kuleleri, surları ve mazgalları halen ayaktadır. Kalenin beden duvarının   üzerinde bulunan tek kitabede 1450 (Karamanoğlu ibrahim zamanı) tarihi yazılıdır. Şikari tarihine göre; "Anamur ve Taşeli'nin kâfirler tarafından zapt ve harap edilmesi   üzerine Karamanoğlu Mahmut Bey (1300-1308) 36.000 kişilik ordusuyla düşmanı bozguna uğratıp kaleyi ele geçirmiş, mamur edip, adını Mamuriye koymuştur." kaydı   geçer.   Bir hendekle çevrili bulunan 36 kuleli kale, üç avludan oluşmuştur. Batı avlusunda halen ibadete açık, onarım görmüş tek minareli tarihi bir cami bulunmaktadır. İki   bölümden   oluşan kalede, iç içe iki sur ve surlar üzerinde kaleyi bütünüyle dolaşan ve bir taraftan bir tarafa geçişi sağlayan burçlar arasında bir yol vardır. Bu yol   üzerinde 35 normal,   4 büyük olmak üzere 39 kule bulunmaktadır.

  Ak Cami

    Karamanoğulları döneminde 1326'da yapılan cami, daha sonra yapılan yivli minaresi ile ilgi çekicidir. Karşısında Karamanoğulları'ndan kalma bir han ve bir köprü   bulunmaktadır.

 

  Âla Köprü

    Dragon çayı üzerinde 1230 yılında Selçuklular tarafından yapılmıştır. Yapımı süren Anarnur-Sinop Atatürk karayolu bu köprüden geçmektedir.

 

  Çukurpınar Mağarası (Düdeni)

    Amamur'un kuzeyinde 46 km uzaklıkta 1880 m yüksekliktedir. Taşeli platosundaki Sugözü yakınında Çukurpınar yaylasındadır. 1990 yılında bulunan ve Türkiye'nin en   büyük mağarası olduğu söylenen bu mağaranın tahmin edilenden de büyük olabileceği düşünülmektedir. Son araştırmalara göre 924 metreye kadar inilmiştir. Mağaracılar   tarafından yapılan araştırmalar halen sürdürülmekte olup, şimdiki araştırmalara göre dünyanın ikinci büyük mağarası durumundadır.

 

  Kaledıran Kalesi

    Kentin 52 km batısında, Kaledıran köyü yakınındaki bu gözetleme kalesi ve köy kalıntıları Bizans döneminden kalmadır.

 

  Deniz Feneri

   1911 yılında Fransızlar tarafından yapılmıştır. Halen faal durumdadır.

  Anamur Müzesi

     Müzede etnoğrafik ve arkeolojik eserler bölümü, kütüphane, fotoğrafhane, laboratuar, konservasyon ve sanat galerisi gibi üniteler bulunmaktadır.
  Arkeolojik bölümde Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait eserler sergilenmektedir. Bozyazıdaki kazıda motifli altın diadem; Anamur Nekropolü'nde bulunan 36 parça   ajurlu Bizans yapısı altın objeler, bronz Athena, kantar ağırlığı, müzenin önemli eserleri arasında yer almaktadır.
  Anamur kazılarında çıkartılan ve çoğu mitolojik sahneleri içeren bitki ve geometrik desenli insan figürlü mozaik örnekleri ile MÖ 6. yüzyıla ait ve Aydıncık'da bulunan kırmızı   ve   siyah figür tekniğinin en güzel uygulamaları olan Lekitoslar; Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait taş kitabe, mil taşları, taş ve pişmiş topraktan heykeller ve   kabartmalar, Anamur kazılarında bulunan insan yüzlü kandil örnekleri, taşın bir dantel gibi işlendiği bitkisel süs ve hayvan figürlü taş işleme örnekleri, müzede   sergilenmektedir. Etnoğrafik bölümde geleneksel sanatların örnekleri, yörük eşyaları ve "Post Yanışlı" kilim türleri, zengin bir kolleksiyon oluşturmaktadır.

 

 

 

Anasayfa    |     Otobiyografim    |     Anamur      |     Fotoğraflar     |     Okulumuz     |      Ders Notları     |       Alanya

z-mouse_animasyonu-1 z-mouse_animasyonu-1